Open top menu
23 Mayıs 2016
Hızlı Şarj (Quick Charge) Teknolojisi


Günümüzde yanımızdan bir an olsun eksik etmediğimiz cep telefonlarımızın şarj durumu bizi hiç memnun etmemiştir. Öyle ki teknolojinin gelişen bu hızına rağmen cep telefonu batarya kapasitelerinin tatmin edici seviyelerde gelişememesi söz konusudur.

Cep telefonu bataryalarının kapasitesi bir yandan arttırılmaya çalışılsa da bizi bekleyen başka bir sorun daha var ki bu da arttırılan batarya kapasiteleriyle birlikte gelen uzayan şarj süreleridir. Tam da burada yazımıza da konu olan  “Hızlı Şarj (Quick Charge)” kavramıyla muhatap olmaktayız.

Şarj cihazlarının asıl kullanılış nedeni; cep telefonu bataryalarına enerjinin depolanmasına imkân verebilmesidir. Bu cihazlar şehir şebekesini (220V AC) kullanarak cep telefonlarımızın ihtiyacı olan gerilim değerine (9V DC) dönüştürür ve diyotlar aracılığıyla da bu gerilimi doğru akıma çevirir. Akımın değerine bağlı olarak da cep telefonunu şarj etme süresi kısalmaktadır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan şarj cihazları; 1A, 1.2A, 1.5A ve 2A’lik akım değerlerinde enerji transferi yapabilmektedir. Bunlar arasında 2A akım değerine sahip şarj cihazlarının gerçekleştirdiği enerji transferi, “Hızlı Şarj (Quick Charge)” olarak nitelendirilmektedir.

Hızlı şarj teknolojisini gerçekleştirebilmek için yalnızca 2 Amper’lik enerji transferine imkân sağlayan şarj aletini kullanmak yeterli değildir. Ayrıca bu hızlardaki enerji transferi için yeterli özelliklere sahip cep telefonu gereklidir. Dolayısıyla da hızlı şarj aletini yeterli özellikleri sağlamayan cep telefonuna da bağlasanız telefonunuz hızlı şarj olmayacaktır. (Telefonunuzun imkân tanıdığı ölçüde sorunsuz bir şekilde şarj gerçekleştirilir.) Tam tersi durumda yani hızlı şarja imkân tanımayan şarj aletini yeterli özellikteki telefona bağladığınızda yine telefon hızlı şarj olmayacaktır. Bu iki durumunda yaşanmaması için telefon ve şarj aleti seçimini dikkatli yapmamız gerekiyor.


Quick Charge 1.0
Quick Charge 2.0
Quick Charge 3.0
VOLTAJ
5V
5V / 9V / 12V
3.2V / 20V (Değişken)
MAKSİMUM GÜÇ
10W
18W
18W
İŞLEMCİ
Snapdragon 600
Snapdragon 200, 400, 410, 615, 800, 801, 805, 808 ve 810

Snapdragon 820, 620, 618, 617 ve 430



Mobil işlemci üreticisi Qualcomm tarafından gerçekleştirilen bu teknoloji, ilk defa hayatımıza 2013 yılında Quick Charge 1.0 ile girdi ve devamında Quick Charge 2.0 ise 2014 yılı itibariyle kullanılmaya başlandı. Son olarak Quick Charge 3.0 teknolojisi 2015 Eylül ayında basına tanıtıldı. Henüz yaygın olarak kullanılmaya başlanmayan teknolojiden kısaca bahsedecek olursak, Quick Charge 2.0’a göre daha çok verimlilik ön plana çıkartılmış ve teknolojinin tanıtımında ise Quick Charge 2.0’a göre 2 kat daha hızlı ve yüzde 38 daha verimli olduğundan bahsedilmiştir. Ayrıca INOV (Intelligent Negotiation for Optimum Voltage) adı verilen cihazın gereksinim duyduğu güç seviyesini algılayıp duruma göre en uygun voltajı kullanarak optimum güç transferini etkinleştiren bir yenilik ile de sağlanan verimliliğin ipuçları Qualcomm tarafından verilmiştir.


Kaynak

Qualcomm
Read more
14 Mayıs 2016
Statik (Durgun) Elektriğin İnsanlar Üzerindeki Olumsuz Etkileri


Yüklerin (pozitif ve negatif elektron) ani bir şekilde değişmesi sonucu meydana çıkan kuvvete statik (durgun) elektrik denir.

Elektronik cihazları çalıştırırken kullanılan elektrik enerjisi aynı zamanda insan vücudunu da ayakta tutmaktadır. Tüm vücudu belli bir dengede tutan bu kavram statik elektrik olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan vücudunda var olan statik elektriğin voltajı yüksek, akımı ise düşüktür. Vücutta bulunan akımın şiddetine bağlı olarak insan sağlığı tehlike altına da girebilir. Örneğin, kalpten geçen yüksek akıma bağlı olarak meydana gelen kalp krizleri bu konunun daha da önemsenmesi gerektiğini açıklıyor.
Dünyada statik elektriğin ilk oluşumu şimşeklerin çakmasıyla birlikte başlar ve canlı-cansız her maddenin dış yüzeyine yayılır. Ayrıca yayılan bu elektrik insan vücudunda da birikmektedir. Vücutlarımızda biriken bu elektrikten farklı olarak ta biriken ayrıca bir statik elektrik söz konusudur. Bunlara örnek verecek olursak; sürtünmeler (özellikle kışın giyilen yünlü kazaklar bunu tetikliyor), tokalaşmalar ve yük dengesini etkileyebilecek diğer temaslar şeklinde sıralayabiliriz. Tüm bu etmenlerin katkısıyla istenmeyen çarpılmalara maruz kalınabilir. Hatta yukarıda verdiğimiz kalp krizi örneğine benzer kalıcı rahatsızlıklarla da karşı karşıya kalabiliriz.

İnsan vücudundaki elektrik dengesinin sağlanabilmesi için belli başlı etkili kabul edilebilecek yöntemler mevcuttur. Bunlar su ve toprakla mümkündür. Çıplak bir uzvumuzu (el veya ayak) toprağa değdirmemizle birlikte üzerimizde fazla olan statik elektriği boşaltabiliriz. Aynı sonucu vücudumuza su dökmeyle de elde edebiliriz. Genelde statik elektriğin el ve ayak bölgesinde toplanıldığı düşünülürse de sık sık bu uzuvlarımızın yıkanması bizi istediğimiz sonuca ulaştıracaktır.

Statik elektriğin insan vücudunu olumsuz yönde etkilediği durumları alt alta sıralayacak olursak;

1. Bir takım deri hastalıklarına maruz bırakabileceği,

2. Nadir olarak ta görülse insan hayatını tehlikeye sokabileceği,

3. Yanıcı ya da patlayıcı özellikteki sıvı ve gazlara temas edilmesi halinde felaketlere sebep olabileceği,

4. Stresin oluşumunda başrol oynayabileceği ve psikolojik sorunlara sebebiyet verebileceği,

5. Herhangi bir cisme temas halinde elektriksel çarpılmaların meydana gelmesi şeklinde sıralayabiliriz.

Read more

Yayınlanan yazılarla ilgili olarak ne düşünüyorsun?